osman's profileOSMAN PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
OSMANYA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN; YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL.** İNSANLAR ** NİCE İNSANLAR GÖRDÜM, ÜZERİNDE ELBİSE YOK. NİCE ELBİSELER GÖRDÜM, İÇİNDE İNSAN YOK... |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
OYUN VE EYLENCE
October 07 dua Yâ rabbi!Sen benim rabbimsin,ben ise senin kulunum.
Sen herşeyin yaratıcısısın.ben ise yaratılanım.
Sen rızık verensin,ben ise rızık alanım.
Sen mülkün sahibisin,ben ise kölenim.
Sen kuvvet sahibisin,ben ise aciz ve zelilim.
Sen zenginsin,ben ise sana muhtacım.
Sen ezeli dirisin,ben ise ölüme mahkumum,
Sen bakisin,ben ise faniyim.
Sen Kerem sahibisin,ben ise kötülenmeye layığım.
Sen iyilik yapansın,ben ise kötülük isteyenim.
Sen affedicisin,ben ise günahkarım.
Sen büyüksün,ben ise hakirim.
Sen kuvvet sahibisin,ben ise zaifim.
Sen verensin,ben ise isteyenim.
Sen emniyet verensin,ben ise korkanım.
Sen cömertsin,ben ise dua edenim.
Ey merhametlilerin en merhametlisi!
Rahmetinle benim
Günahlarımı affet.Suçlarımı bağışla.AMİN.
Eğer Rabbimin sözlerini yazmak için deniz
Mürekkep olsa, Rabbimin sözleri
Tükenmeden önce, deniz muhakkak tükenecekti,
Bir misli daha yardımcı getirsek bile."
August 27 SOL YANIM ACIYOR ANNE
UYAN BABAMUYAN BABAMHER SABAH ANNEMİN SESSİZ İÇ ÇEKİŞLERİYLE UYANMAYA BAŞLAMIŞTIMANNEMİN GÜNDÜZLERİ YÜZÜ GÜLMÜYORHER GECE AĞLIYORDU.SAÇLARIMI OKŞUYOR, GÖZLERİME BAKIYORKADERSİZİM DİYORDUKADERSİZİM KIZIMBAHTI KARALIM BENİM.AMA NE KADAR SORSAM DA NİYE AĞLADIĞINI SÖYLEMİYORDUDAHA KÜÇÜKSÜN YAVRUMBÜYÜYÜNCE ANLAYACAKSIN.BABAMA KOŞUYORDUM,BABAM MUTFAKTA SİGARA İÇİYOR,HADİ SALONA GİT KIZIM DUMAN SENİ HASTA EDER DİYORDU.SEN NİYE İÇİYORSUN O ZAMAN BABASİGARA SENİN SAĞLIĞINA DA ZARARLI DEYİMLİ YANİYORGUN GÖZLERİYLE ÖYLE YA DOĞRU SÖYLÜYORSUN KIZIM DEYİP GÜLÜMSÜYORDU.DUDAK KIVRIMLARINDA KAYBOLAN SANKİ YARALI BİR GÜLÜMSEMEYDİACI BİR GÜLÜMSEMEOYSA BENİM BABAM BÖYLE GÜLÜMSEMEZDİGÖZLERİME ACI ACI BAKIPHADİ SEN SALONA GEÇ DEMEZDİ.HEM NEDENSE SON ZAMANLARDA BABAM ÇOK ÖKSÜRÜYORANNEMDE ÇOK AĞLIYORDU.ANNEMİN SESSİZ İÇ ÇEKİŞLERİYLE UYANMAYA BAŞLAMIŞTIMNE ÇİZGİ FİLMLERİ SEVİYORDUM ARTIK NE BARBİ BEBEKLERİBABAMIN YÜZÜ GÜLMÜYOR, ANNEM HEP AĞLIYORDUBEŞ BUÇUK YAŞINDAYDIM.ÜSTELİK GÜNLER HİÇ GEÇMİYORDU.HERKES DAHA KÜÇÜKSÜN DERKEN ALTI YAŞIM BİR TÜRLÜ GELMİYORDU.SABAHLARI ERKEN KALKIYORDUKANNEM BENİ KOMŞUYA BIRAKIYORBABAMLA YAN YANA YÜRÜYÜP KAYBOLUYORLARDI SOKAĞIN ÖBÜR BAŞINDAOYSA ANNEM ÇALIŞMIYORDUBABAMDA ERKENDEN NİYE NEREYE GİDER SÖYLEMİYORDUPENCERENİN ÖNÜNDE DÖNÜŞLERİNİ BEKLİYOR,GELDİKLERİNİ UZAKTAN TAA UZAKTAN GÖRÜNCEDÜNYALAR BENİM OLUYORDU.SONRA YAZ GELDİDOĞUM GÜNÜME İKİ GÜN KALMIŞTIHERKES NE İSTERSİN DİYORDUBEN SUSUYORDUMİÇİMDEN HİÇBİR ŞEY İSTEMEK GELMİYORDU.SONRA SONRA NE OLDUYSA O GECE OLDU.O GECE ANNEMİN SESSİZ HIÇKIRIKLARI DEPREME DÖNÜŞTÜ SANKİBEN ODAMDAN ÇIKARKEN İÇERDEN SESLER GELİYORDUHEM EV NE ÇOK KALABALIKTIHALAMLAR AĞLIYOR, BÜYÜK ANNEM AĞIT YAKIYORDU.DEDEM KURAN OKUYORKOMŞULAR BENİ TUTUYORDUNEDENSE BİR AN GÖZLERİM BABAMI ARADIAMA EV EVİMİZ ÇOK KALABALIKTISANKİ BABAM BU KALABALIKTA KAYIPTI BEN BABA DEDİM BABA BABAMANNEM YAVRUM DEDİ SARILDI BOYNUMASANKİ YILLARDIR GÖRMEMİŞ GİBİHAYKIRDI SONRA KIZIM İKİ GÖZÜMBABAMA NE OLDU DEDİMYİNE CEVAP VERMEK YERİNE KADERSİZİM BAHTI KARALIM BENİMANNE BABAM DEDİM BABAM BABAMBENDE AĞLAMAYA BAŞLADIMBABAN ARTIK YOK DEDİ BABAN ARTIK YOKBABAN ÖLDÜ BABAN ÖLDÜ YAVRUMBABAN ARTIK HİÇ ÖKSÜRMİYECEKANNE ÖLDÜ NE DEMEK ÖLÜM NE DEMEKÖLÜM NASIL BİŞEYBENDE DELİ GİBİ AĞLIYORDUMBİR KIYAMETİN UCUNDAYDIM ANLIYORDUMYANİ ARTIK BABAN GECELERİ RAHAT UYACAK DEDİSONRA BAYILDIBEN ÖLEYDİM YAVRUM DEDİ BÜYÜK ANNEM, BEN ÖLEYDİMÖLMÜŞ BABAMIN YORGANINA SARILDIBABAMIN YÜZÜNÜ ZORLA GÖSTERDİLERKOŞTUM SARILDIM BOYNUNABABA UYAN DEDİMBABA NE OLUR UYANUYAN BABA BEN SENSİZ NE YAPARIMUYANDA GÜLME İSTERSEN BANAHEM, KİME SOKULURUM AKŞAM OLUNCABABA UYAN YARIN DOĞUM GÜNÜM BENİMBABA, BABA ALTI YAŞIMA GİRİYORUM UYANHİÇBİR ŞEY İSTEMEM SÖZZGÜRÜLTÜ YAPMAM, SENİ HİÇ ÜZMEM SÖZ BABA, BABA SÖZHADİ BİR GÜN DAHA DAYAN BABA AÇ GÖZLERİNİ HADİ UYANUYAN BABA, BABA UYAN BABAMI DOĞUM GÜNÜMDE TOPRAĞA VERDİKDOĞUM GÜNÜMÜ ÖYLE KUTLADI BABAM,SİGARASIYLA ÇAKMAĞI HALA BENDE DURURO BENİ BABAMDAN, BABAMI BENDE AYIRANHER DOĞUM GÜNÜMDE BENİ HALA HIÇKIRIKLARA BOĞAN,KÜÇÜCÜK DÜNYAMA KIYAMET OLUP YAĞANBABA, BABA NERDESİNNERDESİNİZ BABALARBABALAR UYANIN UYANIN BABALARBU SİGARA DUMANINDA YETİM BÜYÜMESİN ARIKBAŞKA ŞEHİRLERDE BAŞKA ÇOCUKLAR
Ucuz İnsanlarUcuz İnsanlarİnsanlar da parsellenmiş arsalar gibi Duygular bölük bölük, his parça parça. Bakışları andırır gerçek dost gibi Yürekler sönük sönük, sis dalga dalga. Şerefin böylesi ucuz gittiği, Yüreğin böylesine teslim dediği. Kulun kula acz ile ram ettiğini Ne yazık ki burada sizinle gördüm. Eskiden şeref için ölenler vardı, Gurur onur şahsiyetin anlamı vardı. Gerçekleri haykırmak yiğit şanıydı, Bugün eskiden demek ne kadar acı. Birleşmiş üçü beşi birlik olmuşlar, Sükut ikrardan diye suskun kalmışlar. Cemaziyelevvel malum ya bize Ucuz ihanete ortak olmuşlar. Benim adım Bedirhan bilenler bilir, Benim özüm de bir sözlerim de bir. Yalan söylüyorsam söyleyin bir bir, Doğru diyorsanız söyleyin hep bir. İsim isim yazmak bana yakışmaz, Teşhir etmem ise yakışık almaz. Dost oldum herdem dost bulamadım, Ulan çek git derim size yakışmaz OyunOyunBildik bir oyundu bu oynadığımız, Bir daha da oynamak istemiyorum. Kazanan ben olsam da her oyun sonu, Bin kez ebe sen olsan istemiyorum... Bir yanı yitik hep her yanımızın, Gözlerimiz bile bak, yalan söylüyor. Rengi aynı olsa da her damlamızın Kanımda tek kırmızı istemiyorum... Miskette senin olsun, toplarda, ip de Hem bizim mahalleli değilsin artık. Oyuncaklar da sende, git oyna işte, Ben seninle oynamak istemiyorum... Oyundaki kuralı bilmiyormuşum. İlk defa oynamıştım, nerden bileyim? Bir daha deneyecek güçüm yok artık, Çek git artık buradan istemiyorum... Bir gün bizde büyürüz, süt içmeyiz ki Bir kere ağzı yanan yoğurdu netsin? Sapan taşları bir bir gönlümü deldi, Hayata küsmüşüm ben oyunu batsın. Artık ben oyunları hiç sevmiyorum, Kimseyle de oynamak istemiyorum... KarKarNasıl kar yağdı bugün, gece sabaha karşı, Ortalık bembeyazdı, sanki bir gelin gibi. Tane tane döküldü, göklerin sevda marşı, Günahtan arındırdı, tüm günahkar yüzleri... Yüzünde güller açtı kar yağınca herkezin, İlk kez böyle günahsız, ilk kez böyle neşeli. Çocuklar gibi gülşen, çocuklar gibi şen Gökten armağan gibi döküldü her tanesi... Sokak lambalarından, süzüldü tane tane Usul usul indiler bir birine değmeden. Melekler indirirmiş her bir kar tanesi, Annem öyle derdi de inanmazdım küçükken. Bir iken bin oldular, on binlere karıştı, Çoğaldı da yerden bir karış açtı. İnsanlar döküldüler yollara birer birer, Değen her ayak izi bir günah gibi kaldı... Allah kar gibi yağdı kullarının üstüne, Temizledi akladı, bembeyaz bir kuş gibi. Her birimiz yıkandı, katran katran üstüne, Bakamaz olmuştuk biz aynalara gün gibi. İnsanlar kötü artık, zaman hiç değişmedi, Geçen zaman ne yapsın, biz ettik kendimize. Bu karda yağmasaydı halimiz ne olurdu? Allah yine acıdı, bak yetişti bizlere... Kar da bembeyaz yağar, anamızın sütü de Gelinlik de beyazdır, giydiğimiz kefen de, Birinde ağlarız biz diğerinde güleriz, Beyazdan ak beyazı, buyurun sıyırın işte... GitmeGitmeGideceğim diyorsun Gitme be Ali gitme. Bu gidiş bitirir tüketir seni, Hırsla kalkan zararla oturur Ali. Gel lanet et şeytana gitme, Gitme be ali Biz sahil kahvelerin Romantik havasıyla, Otantik havasıyla sevdik. Tavşan kanı çayı, Titreyen elleriyle sunan İhtiyar balıkçının Gülümseyen yüzüyle sevdik. Sen gideceğim diyorsun, Gitme be Ali, Hayallerimiz var, Geleceğimiz var, Dualarımız var. O kızı alacağız Ali, Hem de istediğin Bir “ebruli akşamda”, Sarı saçlarına Ankara’yı takıp Ver elini İstanbul... Yine gideceğiz O sahil kahvesine. Tavşan kanında çay, Yosun tadında köy. Çaydanlıkta demimiz muhabbet, Şekerimiz sohbetin olacak. Sonra ijtiyar balıkçı gelecek, Oturtup ihtiyarı, ona çay ikram edeceğiz. Ardından uzaklara dalacak gözleri, Ve hazin hikayesini anlatacak. Kim bilir belki de Hikayesi sana benzeyecek, Sonu “yanlıştı” diye bilecek... Gitme be Ali gitme. Bak bana şiir yazdırdın. Gel yine hayallere dalalım, Düşüp sokaklara, sürüyelim Ankara’yı. Tamam mı Ali, tamam mı? At şu paltoyu, Çaylar iki oldu Kerim! Çaylar iki oldu. Çankaya 1996 EylülEylülMemleket havalarından bir haber ver, Eylül yağmuru nasıl düşer toprağa? Kemah’ın kapalı dar yollarında Hangi kuş hatıra çizdi dal uçlarına? Yanıp sönen mavi ışıklarla kaybolan Yusuf Geri döndü mü yurduna? Ya Viranşehirli Yakup, Çaykaralı Musa? Onlarda döndü mü yurduna? ... Hani sen; Aşkı bir üveyikten satın almıştın Sadri. Ne oldu ona? Bıçak kesmez oldu ağzını... Susar oldun, yazmaz oldun daha... Oysa yüreğimizi koymuştuk ortaya. Hani, taşırdı be usta! Bak yine bir Eylül havası var Sadri, İkibin’e doğru 97 Mart’ında. O gün doğan İsmail bugün delikanlı çağında İlkbaharda sonbahar, bu nedir usta? Maltepe cigarasının adı mı var bugün? Üç bardak çayın hatırımı kaldı? Tornacının yanında çıraktı dayın, O günlerden yüzünde eser mi kaldı? Gel yine bir gurbet türküsü uçuralım. Munzur’dan İstanbul’a Fırat’ın suyundan bulgur aşına Serin göze başından Eylül ayına. Üç gurbet türküsü tutturalım Dostluk adına... Bilirsin sende de bende de Eylül’ün acı bir tadı vardı. Şiire Eylül dediysek Elbet; Bir maksadı vardı. Elbet Eski Bir SancıEski Bir SancıEski bir sevdayı anlatır, Çalan her şarkı. Her nağmede gizlidir, Eski bir sancı. Bazen hüzzamdır sessiz, Hüzünlüdür eskiden. Bazen sabadır sensiz, Mistik ve de derinden. Sen ki hasret yüklü gemide, Yanımdayken özlemim. Sen ki özlem yüklü sevdada, Yurt yurt gezindiğimsin. Ne sen bil bunu, Nede ben söyleyeyim. Aşık maşuktan ayrı, Acı çeker bilirim... Dohtor BeyDohtor BeyVerdigin perhize budur gayratım, Bundan başka uyamayong dohtor bey, Üç sepet yımırta sabah kahvaltım, Teker teker sayamayong dohtor bey! İki leğen pilav bir yayıg ayran, İster yağlı olsun ister yavan, Yanına keseyong beş kilo sovan, Yeyong yeyong doyamayong dohtor bey! Üç tencere bamya yirim bişince, Yirmi tas su içip biraz koşunca, Her yanı sökülür garnım şişince, Sağlam göynek geyemeyong dohtor bey! Sinciye acımdan çogtan ölürdüm, Sağolsun gomşular ediyo yardım, Bi guzudan fazla yimem söz virdim, Ayıp olur cayamayong dohtor bey! Bazı az geliyo beş kasa hurma, Yedi lahanadan yapıyoz sarma, Onuda mı yeding deye hiç sorma, Utaneyong deyemeyong dohtor bey! Günde iki çuval unum gideyo, Avradım her sabah ekmek edeyo, Bir gazan fasille gönül ye deyo, Artırmaya gıyamayong dohtor bey! Senede gırk dönüm bostan ekering, Benden başka kimse yimesing dirim, Gavını, garpızı gabıglı yirim, Acelemdeng soyameyong dohtor bey! Bilmem gara Memmed nereye gider, Buyumuş gısmatım, buyumuş gader, Bi günde yediğim işte bu gadar, Daha fazla yeyemeyong dohtor bey! Dilin Yalan SöylüyorDilin Yalan SöylüyorTohumdun yüreğimde fidan oldun büyüdün, Ağaç idin bağımda, çınar oldun yürüdün. Nasıl söküldün öyle, çatır çatır içimden, Köklerin yüreğimde kan revan oldu birden. Çalı çırpı bıraktın giderken yüreğimde, Hepsi bir kıymık gibi beynimin her yerinde. Dilin ne derse desin, gözün öyle demiyor, Seni sevmedim derken, dilin yalan söylüyor. Burası Ulus parkı, karşımız Anadolu, Gönlümün öbür yanı ondan böyle sır dolu. Yalnızım bu şehirde, hem de yapayanlızım, Boğuluyorum gitme, şair olur bir yanım. Yok böyle demiştim ben, yanlış anladım hemen, Bunun hepsi hikaye, baştan komiğiz zaten. Kendimizi kandırdık, kargalar güler buna, Birde ciddiye aldık, karganın papuç damda. Bu koca alemde biz, varla yok arasıyız, Olmasak da olurdu, varsak yaşamalıyız. Olmayacak duaya amin demeyelim biz, Herkes kendi yoluna biz hep böyle gideriz... Anam GelirAnam GelirSakalıma kır düştü, Söylemeyin anama. Üzülürde ağlar, Ağlar sonra, bilirim. Hepsi hepsi üç tane Üç tel ne ki sakalda Üzüldüğüne değmez, Değmez sonra bilirim. Gözlerime bir baksın, Bir baksın anam şöyle. Derdi gözümden okur, Okur sonra bilirim Yine İstanbul anlatırım, Anlatırım neşeyle. Neşemde hüzün bulur, Bulur sonra, bilirim. Ana bir şey yok derim, Sen dua et gizlice. Anam hep dua eder, Eder sonra bilirim. Ölüm haberim gelir Bir gün bir gazetede. Peşimden anam gelir, Hemen gelir, bilirim. AnkaraAnkaraHey gidi Ankara hey Beni de benzettin ya kendine Astın suratımı, resmileştirdin beni Hey gidi Ankara hey Beni de benzettin ya kendine Yüzümde bürokrat gülümsemesi İçimde politik çıkmazlar Kaçıncı aşktı tattığım akşamlarında Kızılay'da yürüyemeden el ele ayrıldığım Bir gecelik duygu esnemesinde Yalnızlığımla kendimi evime attığım Tutamadığım mevsimlerini doya doya Kaybettiğim kendimi herhangi bir sokağın Herhangi bir ayrımında... Geçerken ömrüm giriş katlarında, üşüdüm titredim. Otuz yaşıma girerken bir yaz akşamında, Bekar evlerinin soluk aydınlığında kötü alışkanlıklar edindim. Hiçbir kıza yalan söylemedim Ankara. Ama bir ebruli akşamda, ezan seslerine karıştı çığlığım. Oyalıyormuşum kendimi geçici heveslerde. Kar çiçekleri açıverdi yüreğimde, Sen aşk de buna, ben çıkmaz sokak Ankara. Delik olan cebime koyacaktım tüm hüzünlerimi Yine şiirler çalıp şairlerin soluk nefesli kitaplarından, Şarkılar şarkılar düzecektim ona ve Ankara, Çelik renkli gecelerine dağıttığım yıldızlardan, Taç yapacaktım sarı saçlarına. Gözlerindeki yeşilden sürecektim antik yalnızlığına. İkimizin de paylaşacağı birisi olacaktı hayatımda. Anlarsın ya sen Ankara, ben ve o. Üç kişilik bir dünya kuracaktık, Gözyaşlarının kahkahaya karıştığı şu dünyada. Duygu sevinecekti, Telefon edip Zeynep'e evleniyormuş diyecekti. Frekansını yakalamışken tam da mutluluğunun, Çankaya'dan bir rüzgar esti. Kıskandın ya bizi helal olsun sana Şu ölümlü dünyada kendin gibi bir dünya görmeden, Boğacaksın öylemi, kalabalık kaldırımlarında beni. Hüzne doyacağım öylemi, senin gibi gecekondularında. Benim gibi bir bozkır çocuğu, Meram akşamlarında çiçeklerin nasıl olgunlaştığını bilirim ben. Çözmüşken şifresini tam da hayatın korkma Ankara korkma Yazılmamış bir şiirin okundukça çoğalan ilk kelimesinde, Akıp giderken kaderimiz iki ayrı yöne, Mutlaka buluşacak vuslat denizinde. Ankara korkma okuduğu duaları anamın ikimizi de kurtaracak. hiç ummadığın bir günde, şöyle güneş burcundayken sevinçlerin sen bana alışacaksın ben de sana Ankara August 26 Küfrüm Edebimi Aştı Bu GeceKüfrüm Edebimi Aştı Bu GeceSen benim gözümde bir hiçsin artık, Nefretim aşkımı aştı bu gece Bugün ki sözlerin söz müydü artık Son sözün sabrımı aştı bu gece Kolayca bitsin bu diyemedin de Salladın savurdun basiretsizce Hiç mi ders almadın onca gezdik de Yağmurun rahmeti aştı bu gece Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi? Günüm bomboş deyişimiz mi? Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi? Yalanın doğrunu aştı bu gece Evlenmek hayali kapımda idi Giriş kat evimin boyası yeni Mobilyan,takımın, alınmış idi Vuslatım tadını aştı bu gece Yemedim yedirdim ne avrsa sana Üç kuruşum olsa verirdim daha Memurdum yoksuldum hatırlasana Hafızam haddini aştı bu gece Ayakların donmuş,üşümüştün de Gece yatamamış üzülmüştüm de Bir ay oruç tutup yememiştim de O çizmen boyunu aştı bu gece Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile Allahtan beklenir kul bilmese de Kızgınlığım buna, sebep ise de Sabrım miadını aştı bu geceü Onca gez toz benle,seviyorum de Sonra git nişanlan bir de ona de Şerefsizlik değil, nedir bu söyle Küfrüm edebimi aştı bu gece Sana son bir sözüm, nasihatim var Aldığım ahlakla bir terbiyem var Senin doğ'ran ana deyip geçmek var Saygım adabımı tuttu bu gece Gönlümün romanı bitti bu gece Hangisine yansam şimdi gün gece Ömrümden beş yıl gitti bu gece Yarım ŞiirYarım ŞiirSana yazdığım şiir yarım kalacak Boynu bükük kalacak tüm sözcüklerim. Sana olan sevgimi kalem duyacak, Kağıt da bilmeyecek canım sevdiğim.. Türkü GözlümTürkü GözlümKar yağıyor türkü gözlüm Kar yağıyor buralara. Uzun hava ağıt gibi, Dökülüyor bulvarlara. Sen de gittin buralardan, Böyle bir karlı havada. Okul bittikten sonra 95'in yılbaşında, Gelmiş özlemiştin beni, Sarılmıştın hıçkırıkla, Kar yağarken dilek tutmuş, Kar yemiştin avucumda. Nasıl gittin türkü gözlüm, Mahzun kaldım buralarda. Gülüşlerimiz geliyor, Ağlıyorum buralarda. Sen bir öğretmensin şimdi, 657 devlet memuru. Kıt kanaat geçinirsin, Seni beklediğim gibi, Beklersin ay sonunu. Belki de evlisin şimdi, Bunca yıl geçti aradan. Sen beni unuttun belli, Türkü gözlüm çık hatrımdan. Oralara da kar yağar mı, Güneş çıkar mı ardından? Saçaklardan su damlar mı, Su girer mi papucundan? Yokluk kötü türkü gözlüm, Yokluğun çıkmaz aklımdan. Varlık güzel türkü gözlüm, Varlığın yitti yanımdan. Okulun bittiği yıl tayinin çıktı doğuya. Belki yazarsın diye, Bir kalem almıştım sana. O kalemle mektup yazmış O kalemle ağlamıştın Ama o son mektubunda Sen ne kadar değişmiştin Sözlerinde değişmişti Değiştiğin belliydi ki Kaleminde değişmişti. Ah benim türkü gözlüm Ne oldu birden sana ? And içmiştik gündüz gece And içmiştik kopmamaya. Hacı Bayram'da dua ettik Ayırmasın Allah diye... Bir fakire para verdik, Belki dua eder diye... Fakir mi dua etmedi, Sen mi yalancı çıktın O fakiri göremedim, Gelmedi namaz vakti. Çok oturdum musallada, Her tabutta kendim vardım, Dua ettim ardım sıra... Şimdi en arabesk duygularla Dudağımda o türkü, Yürüyorum bulvarlarda... Ellerim üşürken hep Ellerin gelir aklıma. Yüreğim ağlıyor şimdi, Yanıyorum buralarda... Kar yağarken hazin hazin, Ölüyorum türkü gözlüm, Ölüyorum buralarda.. RahmetRahmetGökte rahmet olsan umrumda değilsin Senin yağmurunda ıslanmıyor bedenim Kızgınlığım sana değil kendime benim Senin mevsiminde açmıyor çiçeklerim. GİTGİT
Ayrılığın nağmesi bu duyduğumuz,
Bakışların gönlümü caydırmadan git. Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut, Duruşların gönlümü yandırmadan git. Bütün resimlerini sök at duvardan, Sana ait ne varsa çıkart odamdan. Kitabın arasında şöyle canından, Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git. Hani bir şarkı vardı mazide kalan, Öyle içten acıklı,öylesi nalan. Göğsüme yaslanıp da sevince boğan, Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git. Nasıl güzeldi herşey hatırlasana, Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında. Ekmek paramız yokmuş ne gam,ne tasa, Güzel hatıraları zehretmeden git. Hani mevsimlerden,hep biri bahardı, Hani gökten her cemre bize yağardı, Hani kış ortasında mevsim bahardı, Şu inanmış gönlümü,kandırmadan git. Allah aşkına bırak,öldürmeden git.. GamzelerimGamzelerimBen hüzünlerle sevdim şiirleri Ben hüzünlerle büyüttüm kendimi Küçükken gamzelerim vardı benim Büyüdükçe hüzne sattım hepsini. Ayasofya GariptiAyasofya GariptiDolaştım İstanbul'u sabaha karşı Aşiyan,Eyüp Sultan,Kapalıçarşı İçimdeki hüzünle durdum önünde, Ayasofya garipti,ben ağlamaklı. Şimdi Eyüp'teyim ben,sabah namazı Hiçbir yerde bulamam burdaki hazzı. İndim Sultan Ahmet'e bir hüzün sardı, Ayasofya garipti,ben ağlamaklı. Gzölerim kan çanağı,çıktım dışarı, Caminin tam önünde simitçi hacı. Kan kırmızı o çayda yine o vardı, Ayasofya garipti,ben ağlamaklı.. Ne ÇıkarNe ÇıkarTut ki gecenin Alacakaranlığında düşlemişim seni. Tut ki,rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar? Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına, Geceleri kefen biçsen. Bir anlık hırsla, Her şeyi yıkıp geçsen,ne çıkar... Tut ki bundan böyle unutmuşum seni. Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin. Tut ki yazılan şiirler,seni anmasın, Varsın eller de unuttu desin. Ben seviyorum ya seni, Sen sevmesen,ne çıkar.. TükeneceğizTükeneceğiz - Sezen Aksu Ne boyle senle ne de sensiz yazik yasanmiyor caresiz Ne bir arada ne de ayri olmak imkansiz hic sebepsiz Ne hayallerle umitlerle mutlu olmakti dilegimiz Suclu ne sensin ne de benim simdi sensizim sen de bensiz Bir an gelip de dinlenince Yureklerimiz kullenince Baska sevgilerde tesselli bulunca İste biz o gun dusunecegiz Etrafimizi sariverecek bir ateski asla bitmeyecek Hersey bir anda anlamsiz gelecek iste biz o gun tukenecegiz Yorgun AkşamlarYorgun Akşamlar - Sezen Aksu Yine akşam oluyor Deniz durgun hava durgun İsyanlar ümitler ve ben Ve yanlızlığım yorgun Yine tanıdık çehreler Gülüşler aynı gözler solgun Bir günü daha yaşanmış Şu geçip giden ömrüm Dilimde anlamsız bir dolu söz Ne yaptığım belli ne istediğim Bir günü daha yaşanmış ömrün Bilmiyorum ki ne beklediğimi Yine tanıdık çehreler Gülüşler aynı gözler solgun Bir günü daha yaşanmış Şu geçip giden ömrüm Yine akşam oluyor Deniz durgun hava durgun İsyanlar ümitler ve ben Ve yanlızlığım yorgun Yine yüreğim daralıyor Kelimeler düğüm düğüm Bir günü daha yaşanmış Şu geçip giden ömrün Dilimde anlamsız bir dolu söz Ne yaptığım belli ne istediğim Bir günü daha yaşanmış ömrün Bilmiyorum ki ne beklediğimi SormaSorma - Sezen Aksu Gün ağarınca boynum bükülür Dalarım uzaklara gönlüm sıkılır Sorma ne haldeyim Sorma kederdeyim Sorma yangınlardayım zaman zaman Sorma utanırım Sorma söyleyemem Sorma nöbetlerdeyim başım duman Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş Kor kor ateşler yanıyor içimde Aşkı beni kül ediyor |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
MERHABALAR DOSLARIM Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler! İYİ VEYA KÖTÜ FİKİRLERİNİZ BEKLİYORUM ....
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|